22 Temmuz 2026 - Çarşamba

Başka Van, Başka Van Gölü Yok!

Son günlerde kadim kentimiz Van, tarihin en geniş katılımlı ve en stratejik buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde, 14 bakanlık, 40 genel müdürlük, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının tek bir yürek olduğu "Van Gö

Yazar - Gölge Kalem
Okuma Süresi: 3 dk.
Gölge Kalem

Gölge Kalem

-
Google News

Masa başında günlerce ter döken uzmanlar, 2050 ve ötesinin planlamasını yaptı; veriler sundu, yol haritaları çizdi. Devlet kurumuyla, bilim insanıyla, bürokratıyla elimizdeki bu eşsiz değeri korumak için seferber olmuş durumda. Biz kirletirken, birileri bize engel olmak, cennetimizden bir parçayı kurtarmak için mücadele ediyor.

Peki, biz bu mücadelenin neresindeyiz?

 

İtiraf edelim; sorun sadece sanayi atıkları ya da kurumsal yetersizlikler değil. Sorunun en büyük ayağı, bizlerin günlük alışkanlıkları ve kurtulamadığımız o umursamaz anlayış. "Su götürür" diyerek kapımızın önüne, mahallemizdeki dereye bıraktığımız her evsel çöp, plastik ve atık; ne yazık ki akıntıyla yok olmuyor. O dere suyu alıyor ve getirip tam göz bebeğimize, Van Gölü’müzün kalbine bırakıyor.

Bir zamanlar Haliç'in nasıl nefessiz kaldığını, vatandaşların denize giremez hale geldiğini üzülerek izlemiştik. Eğer bu vurdumduymazlığa devam edersek, yarın aynı acı tabloyu kendi evimizde, Van Gölü kıyılarında yaşamak kaçınılmaz bir gerçek haline gelecek.

 

Kendi evimizin salonuna, mutfağına göstermediğimiz özeni ne yazık ki bu kadim coğrafyanın doğasına gösteremiyoruz. Şunu çok iyi bilmeliyiz: Hiç kimse elinde sihirli bir değnekle gelip Van Gölü’nü bir gecede kurtarmayacak.

Yerel yönetimler temizlese, devlet milyonlarca liralık eylem planları hazırlasa dahi; halk olarak bizler kirletmeye devam ettiğimiz sürece hiçbir çalıştay, hiçbir rapor nihai başarıya ulaşamaz.

Ahlat’taki Selçuklu Meydan Mezarlığı’na gittiğinizde bin yıllık bir mirasa bakıyorsunuz. Atalarımız bin yıl önce bu toprakları bize nasıl tertemiz, yaşanabilir ve bereketli bıraktıysa; bizler de bin yıl sonrasına bu mirası aynı güzellikte devretmek zorundayız. Bu bir tercih değil, bu coğrafyaya, çocuklarımıza ve geleceğimize olan borcumuzdur.

 

Bin yıllık bu köklü mirası korumak, sadece kurumların ya da görevlilerin omuzlarına yüklenecek bir iş değildir; bu tam anlamıyla toplumsal bir sorumluluktur.

Vanlı hemşehrilerim, dostlarım, esnafım, gencim, yaşlım... Herkesin aklına kazıması gereken tek bir gerçek var: Başka Van yok, başka Van Gölü yok!

Gözümüz gibi bakmamız gereken bu hazineyi kendi elimizle yok etmeye hakkımız yok. Evimizi nasıl temiz tutuyorsak, kapımızın önünü, deremizi, Van Gölümüzü de aynı titizlikle korumak zorundayız. Temizlemekten daha önemli ve kolay bir şey varsa, o da hiç kirletmemektir.

Gelin, bu çalıştayın yarattığı ortak aklı ve kararlılığı mahallemize, sokağımıza, bilincimize taşıyalım. Mavi gözlü Van Gölü'müzün geleceği, bizim ellerimizde.

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları